Showing posts with label bahis. Show all posts
Showing posts with label bahis. Show all posts
Tuesday, 15 June 2010
Thursday, 15 April 2010
İstanbul'da birinci yarış günü Maiden koşuları
Birinci koşuya favori giren Darfur, kendisine güvenenleri yanıltmadı. Şuan dört yaşlı olan Göktekin'in tam kardeşi Darfur koşunun her yerinde rahattı ve iyi durumda olduğunu gösterdi. İleriki yarışlarda da söz sahibi olacaktır. Koşuda ikincilik yapan Tugay dikkatimi çekti. Son 300'de Ahmet Çelik'in dışarı aldığı safkan usta atlar gibi sprint yaptı. Satışlarda 105 bin TL'ye Mevlüt Taniyit tarafından satın alınan safkan ilk koşusunda o paraya değeceğinin sinyalini verdi. Üçüncülük yapan Alabora da fena koşmadı.
İkinci koşuyu kazanan Dumlutepe yaptığı uzun sprintle dikkat çekti. Dışa açıldıktan sonra yaklaşık 300 metrelik sprint atan Volga.2 tayı istikbali olduğunu gösterdi. Dumlutepe, 2009 sultansuyu satışlarında 95 bin TL'ye Sürmeli Karaca'nın olmuştu. Sürmeli Karaca yine iyi bir Volga.2 tayı bulmuş gibi görünüyor. Dumlutepe'nin beşinci at olarak yarışa girmesini de biraz garipsedim doğrusu. 4.50 ganyan, hem de ekürisi de varken biraz fazla geldi. Derecenin ilk koşuyla aynı olduğunu hatırlatalım. Bu koşuda Pirkaraca tayı Adaksu ikinciliği aldı. iyi start aldı ve fena koşmadı. Virajı çok dışardan dönen ve bir hayli gezinen Büyükreis sonlardaki etkili ataklarıyla dikkat çekti. Geliri olabilir.
Üçüncü Maiden koşu derece olarak diğer ikisinden daha iyiydi. Bu koşuda üçüncü olan Babahalil bu derecesini diğer iki koşuda yapsaydı birinci olabiliyordu. Ancak tabii ki bu sadece bir varsayım. Koşu içinde cereyan eden durumlara göre süre değişken olabiliyor. Süreye çok fazla takılmadan kazanan Sungurberk'e bakalım. Selim Kaya ile iyi start alan İbocan yavrusu iyi hazırlandığını gösterdi. Üç Maiden koşu birlikte koşsaydı yine Sungurberk kazanabilirdi. Koşusunu çok beğendim. Burunla Babahalil'den ikinciliği alan Gülümşen de etkili sprintiyle dikkat çekti. Son 200'den sonra aklı başına gelen Uçanok ise şimdilik hayal kırıklığı yarattı. Performansını merakla beklediğim Ağakaraca tayı Oğulcan Bey ise viraj dönülürken çok savruldu, düzlükte de hiç gitmedi. O da ilk koşusunda hayal kırıklığı yarattı.
Maiden yarışları fırsat buldukça burada incelemeye çalışacağım. Geleceğin Şampiyonlarını şimdiden tanıyalım..
İkinci koşuyu kazanan Dumlutepe yaptığı uzun sprintle dikkat çekti. Dışa açıldıktan sonra yaklaşık 300 metrelik sprint atan Volga.2 tayı istikbali olduğunu gösterdi. Dumlutepe, 2009 sultansuyu satışlarında 95 bin TL'ye Sürmeli Karaca'nın olmuştu. Sürmeli Karaca yine iyi bir Volga.2 tayı bulmuş gibi görünüyor. Dumlutepe'nin beşinci at olarak yarışa girmesini de biraz garipsedim doğrusu. 4.50 ganyan, hem de ekürisi de varken biraz fazla geldi. Derecenin ilk koşuyla aynı olduğunu hatırlatalım. Bu koşuda Pirkaraca tayı Adaksu ikinciliği aldı. iyi start aldı ve fena koşmadı. Virajı çok dışardan dönen ve bir hayli gezinen Büyükreis sonlardaki etkili ataklarıyla dikkat çekti. Geliri olabilir.
Üçüncü Maiden koşu derece olarak diğer ikisinden daha iyiydi. Bu koşuda üçüncü olan Babahalil bu derecesini diğer iki koşuda yapsaydı birinci olabiliyordu. Ancak tabii ki bu sadece bir varsayım. Koşu içinde cereyan eden durumlara göre süre değişken olabiliyor. Süreye çok fazla takılmadan kazanan Sungurberk'e bakalım. Selim Kaya ile iyi start alan İbocan yavrusu iyi hazırlandığını gösterdi. Üç Maiden koşu birlikte koşsaydı yine Sungurberk kazanabilirdi. Koşusunu çok beğendim. Burunla Babahalil'den ikinciliği alan Gülümşen de etkili sprintiyle dikkat çekti. Son 200'den sonra aklı başına gelen Uçanok ise şimdilik hayal kırıklığı yarattı. Performansını merakla beklediğim Ağakaraca tayı Oğulcan Bey ise viraj dönülürken çok savruldu, düzlükte de hiç gitmedi. O da ilk koşusunda hayal kırıklığı yarattı.
Maiden yarışları fırsat buldukça burada incelemeye çalışacağım. Geleceğin Şampiyonlarını şimdiden tanıyalım..
Wednesday, 14 April 2010
sezon sıkı başlıyor!
İstanbul yarış sezonu bugün başlıyor. İlk yarış gününde zengin bir program var. Günün bence en dikkat çekici koşuları, üç yaşlı arap taylarının bölünen maiden mücadeleleri olacak. 90'ların ortasından 2000'lerin başına kadar pistlerde fırtınalar estiren arap atlarının bu kez yavruları birbirine meydan okuyacak.
İlk koşuda; Antepli tayı Asilkan'ın, Bilgin'in oğlu Darfur'un, Tamerinoğlu üretimi İlkfırtına'nın, Yelhan patentli Savaşarslan'ın ve Asyel yavrusu Vandal'ın performansını merakla bekliyorum.
İkinci koşuda Arap atçılığı'nın önemli iki yetiştiricisi, Karaca ekürisi ve Gülerce ekürisi iddalı gözüküyor. Şampiyon atlardan Veziroğlu'nun piste gelen ilk tayı olan Tavus'un babası gibi olup-olmadığını göreceğiz. yine dönemin iyi atlarında Pirkaraca'nın, Yavuzca'nın ve Şampiyon Demirkazık'ın yavruları da var ikinci koşuda.
Diğer Maiden koşu altılı ganyan dahilinde. Burada çok dikkat çeken iki isim var. Şampiyonlar şampiyonu Ağakaraca'nın piste çıkacak ilk tayı Oğulcan Bey'in performansını merakla bekliyorum. Oğulcan Bey'in annesi Mis Melis yine bir Sürmeli Karaca yetiştirmesidir. 2000-2005 yılları arasında 92 koşu koşmuş, istikrarlı bir safkandı. Çim kum ayırt etmese de çim performansı biraz daha öndeydi. Bakalım Oğulcan Bey nasıl koşacak.
Bu koşuda dikkat çeken diğer isim tabii ki 55.kemiyetülırak yavrusu olan Uçanok. Pistlerlere bir çok Şampiyon getiren bu kısrak, Özgün ve Sakarya'dan farklı olarak ilk kez Yelhan'a çekilmiş. Geleceğin şampiyon adaylarından Uçanok bakalım neler yapacak.
Yarışların ardından yine burada, üç Maiden koşunun da değerlendirmesini yapacağım. Tayların ayakları düz bassın.
İlk koşuda; Antepli tayı Asilkan'ın, Bilgin'in oğlu Darfur'un, Tamerinoğlu üretimi İlkfırtına'nın, Yelhan patentli Savaşarslan'ın ve Asyel yavrusu Vandal'ın performansını merakla bekliyorum.
İkinci koşuda Arap atçılığı'nın önemli iki yetiştiricisi, Karaca ekürisi ve Gülerce ekürisi iddalı gözüküyor. Şampiyon atlardan Veziroğlu'nun piste gelen ilk tayı olan Tavus'un babası gibi olup-olmadığını göreceğiz. yine dönemin iyi atlarında Pirkaraca'nın, Yavuzca'nın ve Şampiyon Demirkazık'ın yavruları da var ikinci koşuda.
Diğer Maiden koşu altılı ganyan dahilinde. Burada çok dikkat çeken iki isim var. Şampiyonlar şampiyonu Ağakaraca'nın piste çıkacak ilk tayı Oğulcan Bey'in performansını merakla bekliyorum. Oğulcan Bey'in annesi Mis Melis yine bir Sürmeli Karaca yetiştirmesidir. 2000-2005 yılları arasında 92 koşu koşmuş, istikrarlı bir safkandı. Çim kum ayırt etmese de çim performansı biraz daha öndeydi. Bakalım Oğulcan Bey nasıl koşacak.
Bu koşuda dikkat çeken diğer isim tabii ki 55.kemiyetülırak yavrusu olan Uçanok. Pistlerlere bir çok Şampiyon getiren bu kısrak, Özgün ve Sakarya'dan farklı olarak ilk kez Yelhan'a çekilmiş. Geleceğin şampiyon adaylarından Uçanok bakalım neler yapacak.
Yarışların ardından yine burada, üç Maiden koşunun da değerlendirmesini yapacağım. Tayların ayakları düz bassın.
Monday, 15 February 2010
Her hafta iddaa bulan adamın son numarası
Geçen hafta ofisimize bir zarf geldiğinde pek dikkate almamıştık. Burada paylaşmaya değer görmemiştik. "Her hafta iddaa bulan adamın son numarası" yazıyordu zarfın üstünde. İçinden bir iddaa kuponu bir de kısa bir not çıkmıştı.
Wednesday, 30 December 2009
O bir Şampiyondu; Sabırlı. (vol. 2, 2006)
Eylül ayında Sabırlı'nın vedasının ardından bir yazı yazmıştım. Ve o yazıda şampiyonun 2005 yılında koştuğu bazı koşuların videolarını paylaşmıştım. 2005'in ortalarına doğru Ribella - Sabırlı rekabetinin kızıştırıp, 2006 yılındaki yarışlar için borçlanmıştım. Borcumuzu seneye bırakmadan ödeyelim.
Sabırlı 2006 yılını Dubai'de açtı. 19 ocak'taki şanssız ilk koşusunun ardından 9 şubat'ta Halis Karataş'la rakiplerini alt etti. 9 atın katıldığı 1600 metre mesafeli koşuda Arjantin atı 'blue on blues'u geçen Sabırlı 78 bin dolar'lık ödülün sahibi oldu. Ardından soluğu İstanbul'da alan sabırlı 2005'te olduğu gibi yine Akındayım'ı geçip Fikret Yüzatlı kupasını kazandı...
Haziran ayında İstanbul Ticaret Odası koşusunu zorlanmadan kazanan Sabırlı, 9 Temmuz'daki Enternasyonel Adnan Menderes koşusunda ezeli rakibi Ribella ile buluşur. Ribella sonlarda herzamanki gibi kuvvetli geliyor. Son metreler spikeri de şaşırtıyor..
Ağustos ayında Fatih Sultan Mehmet koşunu kazanan Sabırlı, 10 Eylül'de Enternasyonel Topkapı koşusunda yine Ribella ile karşılaşır. İstanbul'da son dört yarışını kazanan Sabırlı birinciliklerine bir yenisini ekleyebilecek midir? yoksa Ribella Adnan Menderes yarışının rövanşını alabilecek miydi?
Ve Sabırlı adına 2006'nın kapanışı.. 1 Ekim Marmara koşusu. Rakip yine Ribella, yer yine Veliefendi.. G3 yarışta ender rastlanan bir mücadele var. Rakiplerinden ayrılan iki şampiyon yaklaşık son 200 metreyi tek at gibi geçiyorlar. Ali Kayakıt'ın keyifli anlatışıyla bu eşşiz kapışmayı izleyelim..
Sabırlı'nın 2006'daki bazı önemli yarışlarını ve Ribella ile olan mücadelelerini hatırladık. Bir sonraki yazıda 2007'den koşularla buluşmak üzere.
Sabırlı 2006 yılını Dubai'de açtı. 19 ocak'taki şanssız ilk koşusunun ardından 9 şubat'ta Halis Karataş'la rakiplerini alt etti. 9 atın katıldığı 1600 metre mesafeli koşuda Arjantin atı 'blue on blues'u geçen Sabırlı 78 bin dolar'lık ödülün sahibi oldu. Ardından soluğu İstanbul'da alan sabırlı 2005'te olduğu gibi yine Akındayım'ı geçip Fikret Yüzatlı kupasını kazandı...
Haziran ayında İstanbul Ticaret Odası koşusunu zorlanmadan kazanan Sabırlı, 9 Temmuz'daki Enternasyonel Adnan Menderes koşusunda ezeli rakibi Ribella ile buluşur. Ribella sonlarda herzamanki gibi kuvvetli geliyor. Son metreler spikeri de şaşırtıyor..
Ağustos ayında Fatih Sultan Mehmet koşunu kazanan Sabırlı, 10 Eylül'de Enternasyonel Topkapı koşusunda yine Ribella ile karşılaşır. İstanbul'da son dört yarışını kazanan Sabırlı birinciliklerine bir yenisini ekleyebilecek midir? yoksa Ribella Adnan Menderes yarışının rövanşını alabilecek miydi?
Ve Sabırlı adına 2006'nın kapanışı.. 1 Ekim Marmara koşusu. Rakip yine Ribella, yer yine Veliefendi.. G3 yarışta ender rastlanan bir mücadele var. Rakiplerinden ayrılan iki şampiyon yaklaşık son 200 metreyi tek at gibi geçiyorlar. Ali Kayakıt'ın keyifli anlatışıyla bu eşşiz kapışmayı izleyelim..
Sabırlı'nın 2006'daki bazı önemli yarışlarını ve Ribella ile olan mücadelelerini hatırladık. Bir sonraki yazıda 2007'den koşularla buluşmak üzere.
Etiketler:
araştırma,
at yarışı,
bahis,
efsaneler,
şampiyonlar
Thursday, 27 August 2009
Demir Karahan ve at yarışı köşesi
Demir Karahan.. Kronolojik sırayla; Deliyürek'in "Ağabeyi", Zeki Demirkubuz'un Yazgi filmindeki "Naim"'i ve Kurtlar vadisinin "müsteşar"'ı.. Ancak son aylarda kendisini Hürriyet'te at yarışına dair yazdığı yazılarla görüyoruz.. Hürriyet gibi yüksek tirajlı bir gazetede spor sayfası bölümünde çok değerli bir alan ayrılıyor Karahan'a, ortalama ayda 4-5 yazı yazıyor.. Bir yarışsever olarak durumu ilk gördüğümde heyecanla karşıladım.. Çünkü tahminlerden ve senede bir yapılan Gazi Koşusundan başka, at yarışı kendine yer bulamaz.. Halbuki, bunlar dışında daha bir çok şey olur o pistlerde, ekonomik ya da geniş altılı tahminlerinde kendine yer bulamayan.. Belki de içinde en çok hikaye barındıran spordur, hiç bir zaman spor olarak görülmese de.. Konudan fazla uzaklaşmadan tekrar Karahan'ın köşesine dönelim.. Heyecanla karşıladığımız bu durumda, her yazıyı merakla bekler olduk.. ilk başlarda; tamam dedik.. atçılığımızın sorunları var.. Biz de kesintilerin yüksek olduğunu düşünüyoruz.. Farklı şeyler okuma, görme isteğimizi hep bir sonraki yazıya erteledik. Ancak değişen hiç birşey olmadı.. Biz işin başrolündeki atlardan bir şeyler okumak istedikçe; Demir Karahan hep rakamlardan, vergilerden, kesintilerden bahsetti.. Sürekli Başbakana, Cumhurbaşkanına ve Tarım bakanına çağrılarda bulundu.. Ama artık bu yazılar sıkmaya başladı.. Öncelikle, bence bu yazıların hedefi kimdir bunu belirlemek lazım.. Herhalde ganyan bayiine giden insanlar arasında Başbakan ya da Cumhurbaşkanı yok. Bu yazıları okuyan kişiler, yarışları yakından takip eden insanlar olsa gerek.. Zaten Başbakan ve Cumhurbaşkanı konuyla ilgili olsalardı yarışlara gelirlerdi, o ayrı mesele.. O zaman burada bir çelişki var. Hedef farklı, ulaşılanlar farklı.. Bir de kafamı kurcalayan bir konu daha var.. Gazetelerin spor servislerinin durumunu biliyoruz.. Yer sıkıntısından ya da bunu kim okuyacak kaygısından, kitlelerce at yarışından çok daha önemli görülen spor haberlerini atlıyorlar, yer ayırmıyorlar.. Haa demek ki insanlar at yarışındaki vergilerin ya da kesintilerin, rakamların çok meraklısı.. haftada iki gün bu şikayetleri duymaktan keyif alıyorlar.. o zaman diyecek bir şey yok.. bu yazılar daha başka bir çok haberin önüne geçip koca bir sütunu kaplayabilecek önemde demek ki.. aslında bu satırları yazan bana ve okuyup da ya da okumadan aynı fikirde olan başkalarına bu konuda hiç bir şey söylemek düşmez.. Çünkü "ALAN!" memnun "SATAN!" memnun.. senelerdir at yarışı köşesinde tahmin veren insanların resimlerini bile değiştirmeyen, 150 yıllık fotoğrafları kullanan Hürriyet'e de at yarışlarına gösterdiği bu hassasiyetten!! dolayı teşekkürü bir borç bilirim.
Monday, 22 June 2009
Gazi'ye doğru..
İngiliz atları için sezonun en büyük yarışı Gazi koşusu, 28 haziran'da yapılacak. Birincilik ikramiyesi 750.000 TL. olan ve 3 yaşlı safkan İngiliz taylarına mahsus yarışa kayıt olan safkanlar belli oldu.
Koşunun deklareleri 26 Haziran cuma günü yapılacak.
83. Gazi koşusunda Dünyanın en iyi jokeyi Frankie Dettori de, CHI isimli safkanla start alacak. Geçen yıl da Ülkemizde Enternasyonel Boğaziçi ve Topkapı koşularında at binen Dettori, dereceye girememişti. İtalyan jokey bu kez rövanşı almayı hedefliyor.
Gazi koşusunun yanında; Kısrak, Zübeyde hanım, Turbo'nun da kayıtlı olduğu Ali Rıza Bey ve Anafartalar gibi önemli kupa koşuları da yapılacak.
Şampiyon İngiliz atı Sabırlı da pazar günü Grup 1 mücadele için kayıt yaptıran isimlerden.
Yine Pazar günü koşulacak Arjantin Jokey Kulübü kupası koşusu, 2007 Gazi şampiyonu İnspector 'la 2008 Gazi Şampiyonu Pan River 'ı buluşturacak. Bu atlardan çıkan olmazsa Hipodroma gidenler 3 Gazi şampiyonunu da aynı günde izleme fırsatına sahip olacak.
Bu arada Nişantaşı City's alışveriş merkezi de "1927'den bu güne Gazi için koşuyoruz" isimli sergiye ev sahipliği yapıyor. Dönem fotoğraflarını ve Kupa'yı içeren bu sergi ilk kez kamuoyu ile paylaşılıyor.
Pazar günü herkesi Veliefendi Hipodromuna bekleriz..
83. Gazi koşusunda Dünyanın en iyi jokeyi Frankie Dettori de, CHI isimli safkanla start alacak. Geçen yıl da Ülkemizde Enternasyonel Boğaziçi ve Topkapı koşularında at binen Dettori, dereceye girememişti. İtalyan jokey bu kez rövanşı almayı hedefliyor.
Gazi koşusunun yanında; Kısrak, Zübeyde hanım, Turbo'nun da kayıtlı olduğu Ali Rıza Bey ve Anafartalar gibi önemli kupa koşuları da yapılacak.
Şampiyon İngiliz atı Sabırlı da pazar günü Grup 1 mücadele için kayıt yaptıran isimlerden.
Yine Pazar günü koşulacak Arjantin Jokey Kulübü kupası koşusu, 2007 Gazi şampiyonu İnspector 'la 2008 Gazi Şampiyonu Pan River 'ı buluşturacak. Bu atlardan çıkan olmazsa Hipodroma gidenler 3 Gazi şampiyonunu da aynı günde izleme fırsatına sahip olacak.
Bu arada Nişantaşı City's alışveriş merkezi de "1927'den bu güne Gazi için koşuyoruz" isimli sergiye ev sahipliği yapıyor. Dönem fotoğraflarını ve Kupa'yı içeren bu sergi ilk kez kamuoyu ile paylaşılıyor.
Pazar günü herkesi Veliefendi Hipodromuna bekleriz..
Sunday, 14 June 2009
Burun farkıyla gelen iade-i itibar

Buradan, 31 Mayıs'ta yazdığım yazının klasik tabirle "henüz mürekkebi kurumadan"; Turbo-Kafkaslı kapışmasında yeni bir boyuta geçildi. 28 mayıs perşembe günü Turbo, Kafkaslı'yı geride bırakmış ve 21. yarışını da zaferle noktalamıştı. O yarıştaki dikkat çekici bir şey; ikinci at konumundaki Kafkaslı'nın 1'e 30 veren, anlaması güç ganyanı'ydı.
İkilinin bir sonraki buluşması 13 Haziran 2009 Cumartesi günü gerçekleştirilen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Kupası Koşusu’nda oldu. Yine bilinen stiliyle Turbo yarışı önde götürdü, Kafkaslı ise geride.. Kafkaslı, son 50 metreye kadar yarışı bitirdi gözüyle bakılan Turbo'yu ayna önünde burun farkıyla geçmeyi başardı. Turbo 22'inci yarışında ilk kez geçildi. Kafkaslı ise bu kupayı üçüncü kez kazanma başarısını gösterdi.
Bu buluşmada ganyanlar da normale dönmüştü. ikinci at Kafkaslı 4.40'la yarışa girdi. Bir önceki koşuda anormalliğin ortadan kalktığı görüldü. Kafkaslı; kendisini 30 lira ganyanla yarışa sokanlara nasıl bir at olduğunu bir kez daha kanıtladı. Selim Kaya'nın muhteşem zamanlamasının da hakkını vermek lazım. Bakalım önümüzdeki günler bu ikiliye neler getirecek..

Yarışı izlemek için tıklayın
Sunday, 31 May 2009
geciken yazı kontenjanı 2: Kafkas'lı 1'e 30 veriyor!!
75.000 TL ikramiyeli 1500 metrelik çim pist koşusunu Halis Karataş'la birinci bitiren Turbo, 21. yarışını da zaferle noktaladı. Bir başka şampiyon Kafkaslı ise uzak farkla geride ikinci oldu.Bu noktaya kadar enteresan bir şey yok. Turbo'nun Kafkaslı'ya uzak fark yapmasını da normal karşılıyoruz. Ancak çok anormal birşey varki o da atların ganyanları.
Tuesday, 28 April 2009
İstanbul sezonu başladı..
"Atlar, İstanbul’un gemileri, trenleri ve rüzgârıyla yarışıyorlar… Gökyüzünün berrak, tatlı mavisi bu büyük yarışa hakemlik ediyor. Şiir gibi ahenkli, görkemli, bakışları ruha dokunan atlar, rüzgâra delice esmesi için eşlik ederken sağ yanda bulunan tren ve gemiler, “Bu evrendeki rüzgârla yarışın tek galibi sensin… Sen rüzgârla birlikte ve rüzgârdan doğdun… Biz bu yarışta ancak sana eşlik edebiliriz” diyorlar… Rüzgârın ıslığı, tren raylarından çıkan sesle, denizin sonsuzluğu birleşiyor gökyüzünde… Ve bu gerçeküstü melodi, tam bu üçünün birleştiği bir yerde toprağa iniyor… Orada, bu toprakta sanat, bilim, eğitim sevgiyle ama duyarlıklı bir sevgiyle yeşeriyor, yetişiyor…"
Rahmetli gazeteci Nimet Üyken böyle tarif ediyor İstanbul veliefendi hipodromundaki at yarışlarını..
26 nisan pazar günü ilkbahar-yaz sezonu startı birbirinden güzel koşularla verildi.İstanbul'da sezon, haftada üç gün; Çarşamba, Cuma ve Pazar olmak üzere 29 Kasım tarihine kadar sürecek.
İlk yarış gününe dönecek olursak, maiden koşulardaki kaliteli orjinli arap taylarının dikkat çektiğini görüyoruz. Yarış pistlerinin unutulmaz safkanlarından Yavuzca'nın ve Büyü'nün yavrularını bu yarışlarda izleme şansına sahip olduk. Ayrıca koşayalp yavrusu taylarda bu sezona iddalı giriyor gibiler.. Yeni taylarında pistlere çıkmasıyla 3 yaşlı arapları değerlendirmeye devam ederiz..
Hali-hazırdaki şampiyonlara dönersek, bu açıdan zengin bir sezon başlangıcı oldu. Yarışseverler Gazi şampiyonu Pan River ve koşarken efsane statüsüne yükselmiş arap atlarından Kafkaslı ve Turbo'yu aynı programda yakaladılar. Uzun yıllardır ben böyle zengin bir sezon başlangıcı görmemiştim, gerçekten güzel oldu.Saydığımız isimlerden bir tek Pan river finişi önde geçemedi ve Out of Control'ün arkasında ikinci kaldı.
Araplar'sa kuponları yatırmadı. İlk sahne alan Kafkaslı 89. yarışında 52. kez potayı önde geçti. Sahneye son çıkan Turbo ise kum/çim ayırt etmeksizin 18. startını da zaferle noktaladı. İlk gün böyle geride kaldı.
Sezonun geneliyle ilgili önemli koşu tarihlerini vererek yazıyı son düzlüğe getirelim..
17 Mayıs: ERKEK/DİŞİ TAY DENEME - FİKRET YÜZATLI
28 Haziran: GAZİ/KISRAK/ANAFARTALAR
26 Temmuz: BAŞBAKANLIK
23 Ağustos: I. İNÖNÜ/II. İNÖNÜ/ÇANAKKALE ZAFERİ
3 Eylül: TOPKAPI/BOĞAZİÇİ/MALAZGİRT
31 Ekim: CUMHURİYET / CUMHURBAŞKANLIĞI (ANKARA)
15 Kasım: VELİEFENDİ KUPASI KOŞUSU
HAYIRLI SEZONLAR...
Rahmetli gazeteci Nimet Üyken böyle tarif ediyor İstanbul veliefendi hipodromundaki at yarışlarını..
26 nisan pazar günü ilkbahar-yaz sezonu startı birbirinden güzel koşularla verildi.İstanbul'da sezon, haftada üç gün; Çarşamba, Cuma ve Pazar olmak üzere 29 Kasım tarihine kadar sürecek.
İlk yarış gününe dönecek olursak, maiden koşulardaki kaliteli orjinli arap taylarının dikkat çektiğini görüyoruz. Yarış pistlerinin unutulmaz safkanlarından Yavuzca'nın ve Büyü'nün yavrularını bu yarışlarda izleme şansına sahip olduk. Ayrıca koşayalp yavrusu taylarda bu sezona iddalı giriyor gibiler.. Yeni taylarında pistlere çıkmasıyla 3 yaşlı arapları değerlendirmeye devam ederiz..
Hali-hazırdaki şampiyonlara dönersek, bu açıdan zengin bir sezon başlangıcı oldu. Yarışseverler Gazi şampiyonu Pan River ve koşarken efsane statüsüne yükselmiş arap atlarından Kafkaslı ve Turbo'yu aynı programda yakaladılar. Uzun yıllardır ben böyle zengin bir sezon başlangıcı görmemiştim, gerçekten güzel oldu.Saydığımız isimlerden bir tek Pan river finişi önde geçemedi ve Out of Control'ün arkasında ikinci kaldı.
Araplar'sa kuponları yatırmadı. İlk sahne alan Kafkaslı 89. yarışında 52. kez potayı önde geçti. Sahneye son çıkan Turbo ise kum/çim ayırt etmeksizin 18. startını da zaferle noktaladı. İlk gün böyle geride kaldı.Sezonun geneliyle ilgili önemli koşu tarihlerini vererek yazıyı son düzlüğe getirelim..
17 Mayıs: ERKEK/DİŞİ TAY DENEME - FİKRET YÜZATLI
28 Haziran: GAZİ/KISRAK/ANAFARTALAR
26 Temmuz: BAŞBAKANLIK
23 Ağustos: I. İNÖNÜ/II. İNÖNÜ/ÇANAKKALE ZAFERİ
3 Eylül: TOPKAPI/BOĞAZİÇİ/MALAZGİRT
31 Ekim: CUMHURİYET / CUMHURBAŞKANLIĞI (ANKARA)
15 Kasım: VELİEFENDİ KUPASI KOŞUSU
HAYIRLI SEZONLAR...
Thursday, 16 April 2009
hiç farketmez, basıncı düşmez!

söz verdik, sözümüzü tuttuk! Yeni sistem, eski sistem farketmiyor! Buribaker'in tabiriyle "Sıfırcı Hoca" affetmiyor! Hadi hayırlı traşlar!
Tuesday, 3 March 2009
İddaa'nın Błaszczykowski'si!!

Yazarlarımızdan Nusa Dua, geçtiğimiz hafta sonu için hazırladığı ekonomik altılısında 1'e 18 oranını tutturarak, siz yarış severlere ufak da olsa bir cep harçlığı kazandırmıştır.. işte kupon detayları!
421. Fenerbahce - Sivasspor
222. B.Dortmund - Hoffenheim
225. Herthe Berlin - MGladbach
364. Pacos Ferreira - Rio Ave
Bizi takip etmeye devam edin!
Friday, 21 March 2008
Nad Al Sheba'ya yedili plase..
Yılda yaklaşık 400 gün at yarışı yapılıyor ülkemizde..
Evet yanlış okumadınız 365 günde yaklaşık 400 yarış günü. Bu çılgınlık artık ülke sınırlarınıda aşmış durumda. TJK'nın sitesinde flaş haber olarak yer alan gelişme yarışseverlere şöyle duyuruldu;
TÜRK YARIŞÇILIK TARİHİNDE İLK KEZ YURTDIŞINDA DÜZENLENEN AT YARIŞLARINA YURT İÇİNDEN MÜŞTEREK BAHİS KABULÜ YAPILACAKTIR.
400 yarış günü, 7 hipodrom bize yetmedi, 29 Mart 2008 Cumartesi günü Dubai'de Nad Al Sheba Hipodromu’nda şansımızı deneyeceğiz.. 6lıları 6 milyon dolar ile dünyanın en büyük yarış ikramiyeli koşusu olan Dubai World Cup Koşusu için hazırlayacağız. İsmini söylemekte zorlandığımız atlara "yürü be-kim tutar seni!" diyeceğiz..
Enteresan günler bizi bekliyor, bekleyelim ve görelim.. Genelde taylar için söylenir ama; "Allah ayaklarımızı düz bastırsın"
Sunday, 17 February 2008
Bir Cumartesi Gecesi Maç Mesaisi
Soğuk ve karlı cumartesi günü, ev maç izlemeye müsait.. saat 20:30, İlk olarak Tillburg'ta willem II stadyumundayız, willem - psv karşılaşmasında.. psv'nin baskılı oyunu sonucu bulduğu pozisyonlardan GOoOL!! sesi çıkmadı.. Saatler 21:30 olduğunda daha önemli gördüğümüz Juventus - Roma maçı için Torinoya bağlandık.. Tempolu bir ilk yarının son dakikasında Del Piero'nun frikik golü Juventusu soyunma odasına 1-0 önde götürdü. Bu arada PSV'nin maçı 84. dakikada simons'un pen6 golüyle kazandığını öğrendik. Torinoda 2. yarı başlıyor.. Roma baskısını artırıyor.. fakat golü bulamıyor. Bir italyan derbisi daha az gollü sona eriyor. Bünye bir 3.maça daha dayanabilirmi? -!!#*?#!!? Zaragozaya bağlandığımızda oyunun 25. dakikası Barcelona hücumda, fazla geçmeden Henry el tartışmaları arasında topu ağlara gönderiyor.. "İsmi fenerbahçeylede anılan Oliveira" yerde kalıyor, pen6'yı milito tribünlere gönderiyor.. ilk yarı sona eriyor.. 2.yarı Zaragoza hızlı başlıyor.. oliveira topu ağlara gönderiyor.. 73.dakikada oyuna giren Ronaldinho, 83'te skoru 1-2'ye taşıyor.. "Bir cumartesi gecesi maç mesaisi" bu şekilde son bulurken akıllar "New Scientist" dergisi’nin araştırmasına takılıyor; Uzmanlar; üst üste 3 maç izleyenin beynini ÖLÜ kabul ediyor...
Aaa bu arada Gimnasia Jujuy-Estudiantes maçı n'oldu?
Aaa bu arada Gimnasia Jujuy-Estudiantes maçı n'oldu?
-!!?#*?#!!
Subscribe to:
Posts (Atom)
