Showing posts with label ilk. Show all posts
Showing posts with label ilk. Show all posts

Tuesday, 24 November 2009

iznik çinisi - Türkiye çivisi

"Başbakan Erdoğan, Obama'ya hediye olarak İznik çinisi yerine, çıkarmaya çalıştığı Türkiye'nin çivisini götürecektir."

Devlet Bahçeli, 24 kasım 2009, 10.40

Thursday, 19 November 2009

kapanışı uruguay yaptı


Dünya kupası vizesi alan son takım Uruguay oldu. Montevideo'daki rövanş maçı kıran-kırana geçti. İlk maçı Lugano'nun golüyle 1-0 kazanan Uruguay,ikinci maçta kontrolü elinde tuttu. Kaptan Lugano her kornerde ve duran topta gol aradı. sayısız kere yerlere düştü/düşürdü. Maçın çok sert geçtiğini de belirtelim. Uruguay adına aranan gol 70'de geldi. 65'te oyuna giren Sebastián Abreu, kafayla ağları havalandırdı. Uruguaylılar golü uzun süre kutladı. Golü yiyene kadar rakip kaleye fazla yaklaşmayan Kosta Rikalılar yemin bozup, atağa geçtiler. Uruguay için tehlike çanları fazla çalmadan da golü buldular. Walter Centeno takımını umutlandırdı. Hatta Alvaro Saborio son anlarda müsait durumda iyi vursa,umutlar sevince de dönüşebilirdi ama Massimo Busakka'nın son düdüğüyle havalara uçan taraf Uruguay oldu. Dünya kupasının ilk evsahibi/kazananı Uruguay,ilk kez Afrika kıtasına taşınan heyecanda yerini ayırttı.

Monday, 31 August 2009

Alkışlar Marsel İlhan'a..


Marsel İlhan, Amerika açık'ta Belçikalı rakibi Cristophe Rochus'u zorlu 5 set sonunda yenerek, adını ikinci tura yazdırdı.

Maçta iki kez geriden gelip eşitliği yakalan 22 yaşındaki temsilcimiz, son sette de geriye düşmesine rağmen pes etmedi ve maçı kazanmayı başardı.

Genç yıldız, dünya 72 numarasındaki rakibini; 3/6 - 6/3 - 3/6 - 7/5 ve 7/5'lik set skorlarıyla devirdi.

Marsel'in yeni rakibi, Amerikalı dünya 55 numarası John Isner oldu.

Thursday, 30 July 2009

sokaktan..

"Trump Towers'tan bi daire aldım.. kısmetse tamamlanınca, işime artık metrobüsle gideceğim. Herkese tavsiye ederim. Bu fırsatı kaçırmayın. Teşekkürler Donald Trump!"
Nusa Dua

Tuesday, 28 April 2009

İstanbul sezonu başladı..

"Atlar, İstanbul’un gemileri, trenleri ve rüzgârıyla yarışıyorlar… Gökyüzünün berrak, tatlı mavisi bu büyük yarışa hakemlik ediyor. Şiir gibi ahenkli, görkemli, bakışları ruha dokunan atlar, rüzgâra delice esmesi için eşlik ederken sağ yanda bulunan tren ve gemiler, “Bu evrendeki rüzgârla yarışın tek galibi sensin… Sen rüzgârla birlikte ve rüzgârdan doğdun… Biz bu yarışta ancak sana eşlik edebiliriz” diyorlar… Rüzgârın ıslığı, tren raylarından çıkan sesle, denizin sonsuzluğu birleşiyor gökyüzünde… Ve bu gerçeküstü melodi, tam bu üçünün birleştiği bir yerde toprağa iniyor… Orada, bu toprakta sanat, bilim, eğitim sevgiyle ama duyarlıklı bir sevgiyle yeşeriyor, yetişiyor…"

Rahmetli gazeteci Nimet Üyken böyle tarif ediyor İstanbul veliefendi hipodromundaki at yarışlarını..

26 nisan pazar günü ilkbahar-yaz sezonu startı birbirinden güzel koşularla verildi.İstanbul'da sezon, haftada üç gün; Çarşamba, Cuma ve Pazar olmak üzere 29 Kasım tarihine kadar sürecek.

İlk yarış gününe dönecek olursak, maiden koşulardaki kaliteli orjinli arap taylarının dikkat çektiğini görüyoruz. Yarış pistlerinin unutulmaz safkanlarından Yavuzca'nın ve Büyü'nün yavrularını bu yarışlarda izleme şansına sahip olduk. Ayrıca koşayalp yavrusu taylarda bu sezona iddalı giriyor gibiler.. Yeni taylarında pistlere çıkmasıyla 3 yaşlı arapları değerlendirmeye devam ederiz..

Hali-hazırdaki şampiyonlara dönersek, bu açıdan zengin bir sezon başlangıcı oldu. Yarışseverler Gazi şampiyonu Pan River ve koşarken efsane statüsüne yükselmiş arap atlarından Kafkaslı ve Turbo'yu aynı programda yakaladılar. Uzun yıllardır ben böyle zengin bir sezon başlangıcı görmemiştim, gerçekten güzel oldu.Saydığımız isimlerden bir tek Pan river finişi önde geçemedi ve Out of Control'ün arkasında ikinci kaldı.
Araplar'sa kuponları yatırmadı. İlk sahne alan Kafkaslı 89. yarışında 52. kez potayı önde geçti. Sahneye son çıkan Turbo ise kum/çim ayırt etmeksizin 18. startını da zaferle noktaladı. İlk gün böyle geride kaldı.

Sezonun geneliyle ilgili önemli koşu tarihlerini vererek yazıyı son düzlüğe getirelim..

17 Mayıs: ERKEK/DİŞİ TAY DENEME - FİKRET YÜZATLI
28 Haziran: GAZİ/KISRAK/ANAFARTALAR
26 Temmuz: BAŞBAKANLIK
23 Ağustos: I. İNÖNÜ/II. İNÖNÜ/ÇANAKKALE ZAFERİ
3 Eylül: TOPKAPI/BOĞAZİÇİ/MALAZGİRT
31 Ekim: CUMHURİYET / CUMHURBAŞKANLIĞI (ANKARA)
15 Kasım: VELİEFENDİ KUPASI KOŞUSU

HAYIRLI SEZONLAR...

Wednesday, 3 September 2008

Konicivaa, konicivaa...

Blogsuz geçen günlerin ardından nasıl başlangıç yapsam acep diye düşünedurduğum sırada hızır gibi yetişti Duhtbrahma desem yalan olmaz heralde. Tembellik,ihmalkarlık,üşengeçlik, yada kısacası eşşeklikten dolayı uzun süre ihmal ettiğim blog a yeniden dönmenin huzuru içerisindeyim. Kendine takım bulması için süresiz kadro dışı bırakılmış oyuncunun teknik kadro değişince yeniden takıma geri dönmesi ruh halini taşıyorum şu dakikalarda. Saolsun duhtbrahma dükkanı hazırlamış, çayı demlemiş müşteriler gelmeye başlamış bana sadece altılı ve iddaa çalışmak kalmış. Bloga tekrardan başlangıç yaparken okuyan-okumayan,yorum yapan-yapmayan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.

Tuesday, 2 September 2008

Efendim, tekrar hoşgeldiniz...

Bazı insanlar dükkanlarını bir süreliğine kapatır. Bu, çoğu zaman dükkanda bi kısım veya genel bi yenileme amacı taşır. Tabi bu durumda ortada bi proje olur ve buna uygun hareket edilerek belirlenen günde dükkan yeniden açılır. Kapıya da bu projelere ait bazı ayrıntılar yazılır: "Tadilat nedeniyle şu güne kadar kapalıyız" gibi. Mesela ramazanda, diğer aylardan daha az iş yapılabileceğinden meyhaneciler, barcılar ve hatta işkembeciler bile bu yenileme olayına girerler. Olur, n'apalım, hayırlı olsun.

Bunların bazıları da plan proje olmaksızın kapatır gider. Kimseye haber vermeden. Camda gazete falan da göremezsen anlarsın maddi kriz nedeniyle yaşanmış kapanma olayı. Sadece kapatılmış ve gidilmiştir. Satıcıyla arada duygusal bir bağ yoksa mutlaka başka bir seçenek bulunur.

Biz de "müştemi - latte" olarak bi süreliğine kapattık ama sadece dükkanı açmadık bi süre. Yoksa kirasını faturalarını ödedik, tam bir çekilme olmadı sektörden yani.

Euro 2008 in bitmesinin yarattığı boşluğa -kendi adıma konuşuyorum- hayatımdaki düzenin değişmesi de eklenince müştemi-latte listede bi kaç basamak aşşağı indi.

Ben bugün dükkanı açtım, içerisi değişmemiş. Elimden geldiğince de gelicem buraya. Artık ortaklarım da açar mı dükkanı ben yokken, bilemem, onların şahsi kararları.

Tuesday, 27 May 2008

zavallı..

"...Önünde üç sekizlikten fazla insan var. Dolmuş kuyruğunun önderine bakıyor. Kuyrukta son bir sekizli öbek ondan önce dolmuş tarafından mideye indirildiğinden, kuyruğun önderliği bu adama düştü, gri pardösülü genç bir işadamı, sıkıntılı, öndere yakışır biçimde sabırsız bir görüntü çiziyor. Bu önderlik işi, gülünçtür, sorumluluk istiyor çünkü sıranın geri kalanı bundan böyle onu izleyecek, o nerede durursa sıra oradan başlayacak. Genellikle , sorunsuz bir görev süresi. Yalnızca bazen, sözün gelişi önderin dalgınlığına gelirse, dolmuşa binen son sekizlinin ardından hala kıpırdanmazsa, halkını olduğu yerde saydırırsa, acaba biraz ilerlermisiniz diyen sinirlice biri, bir muhalif çıkacak, kendisini uyaracaktır, o kadar - sanki önder ilerleyince dolmuş gelecek, ama kuyruk yapmanında bir adabı var, bir başlangıç noktası olmalı, geçici bir önderin bu yasayı değiştirmesine izin verilemez..." *


*Orçun Türkay'ın "Zavallı" kitabından alıntıdır.




Friday, 21 March 2008

Nad Al Sheba'ya yedili plase..

son 3 senenin Dubai Kahayla Classic koşusu galibi; madjani
Yılda yaklaşık 400 gün at yarışı yapılıyor ülkemizde..
Evet yanlış okumadınız 365 günde yaklaşık 400 yarış günü. Bu çılgınlık artık ülke sınırlarınıda aşmış durumda. TJK'nın sitesinde flaş haber olarak yer alan gelişme yarışseverlere şöyle duyuruldu;

TÜRK YARIŞÇILIK TARİHİNDE İLK KEZ YURTDIŞINDA DÜZENLENEN AT YARIŞLARINA YURT İÇİNDEN MÜŞTEREK BAHİS KABULÜ YAPILACAKTIR.

400 yarış günü, 7 hipodrom bize yetmedi, 29 Mart 2008 Cumartesi günü Dubai'de Nad Al Sheba Hipodromu’nda şansımızı deneyeceğiz.. 6lıları 6 milyon dolar ile dünyanın en büyük yarış ikramiyeli koşusu olan Dubai World Cup Koşusu için hazırlayacağız. İsmini söylemekte zorlandığımız atlara "yürü be-kim tutar seni!" diyeceğiz..

Enteresan günler bizi bekliyor, bekleyelim ve görelim.. Genelde taylar için söylenir ama; "Allah ayaklarımızı düz bastırsın"

Saturday, 8 March 2008

NEREYE BAKIYOR BU ADAMLAR?..

sabahın ilk ışıkları
Burası İstanbul Avrupa yakası, E-5 karayolunda bir üstgeçit. Tam olarak Küçükmece belediye binasının karşısında bulunuyor. Hergün yüzlerce kişinin kullandığı üstgeçit aynı zamanda çok ulvi bir vazifede üstlenmiş (üstgeçit ya o açıdan) durumda..
İstanbul Atatürk havalimanına nazır konumundan dolayı hergün onlarca uçak ve bilumum havalimanı aksiyonu meraklısına bir anlamda kale arkası tribünü durumuna gelmiş.. Günün hangi saati olursa olsun bu tribün hiç boş olmuyor, meraklı gözler inen-kalkan uçaklara dakikalarca dikkat kesiliyor. Belki bu gözlemler günün birinde meyvesini verir ve bir vatandaşımız bu üstgeçitten özgürlüğe doğru yükselirken bizim payımızada trafik çilesinden sonsuza dek kurtulmanın mutluluk gözyaşları düşer..
Neden olmasın?.. ne de olsa biz Hezarfen Ahmet Çelebi'nin torunlarıyız..
eller arkada, gözler ufukta, istikbal göklerdedir..

Sunday, 17 February 2008

Spora Destek




Dün televizyonda düzgün bişeyin olmadığı bir sırada, denize düşen yılana bile sarılırsa da bana ksk-gs basketbol maçı suretinde bi kayık denk geldi.. İşin güzeli o kayık büyüdü, büyüdü koskocaman bi yat oluverdi. "Akşama doğru'm" u kurtaran maç 75-74, futbolda desteklediğim kulübün takımı aleyhinde sonuçlansa da son dakikalarında yaşattığı zevk herşeye değerdi..
Çok çabaladım çocukluğumda basketbol oynamak için ama beceremedim bir türlü. Ama yılmadım. Futbol, tenis, voleybol hatta curling kadar bile hoşlanmasam da maçlara gider haberlerini dinler hido veya mehmet in başarılarıyla övünürüm sevinirim..
Neymiş, Türk Erkekleri basketbola gerekli desteği vermiyomuş!! Hergün içtiğimiz biralar da mı futbola gidiyo arkadaş.

Saturday, 9 February 2008

Merhaba


artık bilgim elverdiği sürece benimde söyleyeceklerim var! okuyan, beğenen, beğenmeyen, yorum ekleyen, eklemeyen herkese şimdiden teşekkürler.