Showing posts with label taziye. Show all posts
Showing posts with label taziye. Show all posts

Saturday, 19 May 2012

Bir Şampiyon Daha Gitti



Türk yarışçılık tarihine adını altın harflerle yazdıran şampiyon Arap atı Kafkaslı, sahibi Remazan Kaya’nın çiftliğinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

25 Aralık 2010’da İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenen ve binlerce kişinin izlediği jübile töreniyle başarılarla dolu yarış yaşamına nokta koyan Kafkaslı, Türk atçılığına aygır olarak hizmet vermekteydi.

2002 doğumlu, Caş – Malike 18 orjinli Kafkaslı, 128 startında 65 birincilik yapmış ve sahibi Remazan Kaya’ya 8 milyon 656 bin 520 TL ikramiye kazandırmıştı.

En ucuza satılan at olmuştu ama rekorlar kırdı
Kafkaslı, 1 Kasım 2004 tarihinde yapılan TİGEM Karacabey tay satışlarında 15 tay içinde 51 bin TL ile en düşük fiyata alıcı bulan safkan olmuştu. Kafkaslı’nın satışlarda ilgi görmemesinin nedeni; 3 sayfalık bir raporla anlatılan ayak sakatlığıydı. O gün, satışlarda bu sakatlığı kafasına takmayan bir kişi vardı; Remazan Kaya.
Remazan Kaya, satışlardan çok sonra TJK’nın SESİ dergisine verdiği röportajda sakatlığına rağmen Kafkaslı’yı neden tercih ettiğini şöyle anlatacaktı: “Kafkaslı’nın babası Caş şampiyon bir at. Kafkaslı’nın Ayağında sakatlık vardı ama iyi bir ana babanın yavrusu, koşmasa da baba yaparım diye düşündüm. Ama o bunu reddetti. Biz de elimizden geldiğince onu tedavi ettirdik, iyi baktık. O da bizi mahcup etmedi, inat etti, koştu.”

Bu inat öyküsünün başarı öyküsüne dönüşmesi, Kafkaslı’nın 3 Nisan 2005’te İstanbul’da yarış yaşamına birincilikle merhaba demesiyle başladı. 28 Ağutos 2005’te üç yaşlı Araplara mahsus Çanakkale Zaferi koşusunda ilk G1 birinciliği geldi. Kazandığı sayısız kupalı koşuyla yarışseverlerin kalbinde ayrı bir yeri olan Kafkaslı, son yarışına 30 Ekim 2010’da Ankara’da çıktı. 

Arap atlarının büyük koşularından TBMM koşusunu 2006 ve 2008’de olmak üzere iki kez kazanan Kafkaslı, 2007’de düzenlenmeyen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koşusunu 2006, 2008, 2009 ve 2010’da kazanıp, peş peşe dört zaferle bir ilki gerçekleştirmişti.

2006’da Dünya Arap Atı Organizasyonu (WAHO) tarafından Türkiye’de yılın arap atı seçilen Kafkaslı, 2007 ve 2008’de Uluslararası Ali Rıza Bey koşusunda da rakip tanımamıştı.

Kafkaslı ve Selim Kaya                                                                                                           
Kafkaslı’nın 65 birinciliğinin 59’unda usta jokey Selim Kaya’nın imzası vardı. Kafkaslı ile özdeşleşen Selim Kaya, şampiyon safkanla arasındaki bağı 2006 Kasım’da TJK’nın Sesi’ne şöyle anlatmıştı: “Kafkaslı çok ayrı bir attır. Bunu hissedebiliyor, kendini biliyor. Onunla aramızda duygusal bir bağ oluştu. Geçenlerde üşüttüm biraz, yanına gidemedim. Sonra gittiğimde öptüm. O beni bir ısırdı resmen “sen neredesin” diye sordu bana. Kafkaslı’dan inip başka ata binmek zor oluyor keşke tüm atlar bu kadar iyi olsa.”
Kaya Ekürisinin Çirkin Kral lakabını taktığı Kafkaslı’nın an itibariyle daha bir yaşını doldurmamış 41 tayı, pistlere gelmek için gün sayıyor. Belki bu taylardan biri, Kafkaslı’nın ismini daha da unutulmaz kılacak. Güle güle büyük Şampiyon.

Friday, 17 September 2010

Şampiyon Sabırlıyı kaybettik.

fotoğrafta Sabırlı jübilesinde görülüyor.

Geçirdiği başarılı yarış hayatının ardından, 2010 aşım sezonunda aygır olarak yetiştiriciliğimize hizmet vermeye başlayan ‘Sabırlı’ Karacabey Pansiyon Harası’nda geçirdiği talihsiz bir kaza neticesinde yaşamını yitirdi. Sabırlı’nın ölümü atçılık camiası ile yarışseverler arasında büyük üzüntü yarattı.

Düşen nalının yerine takılması için tırnağına törpü yapılırken aşırı titizlik göstererek şahlanan ve sırt üstü yere düşen Sabırlı, bu düşme esnasında boynunun 2. omurunda meydana gelen kırığın omuriliğe zarar vermesi nedeniyle hiçbir müdahale yapılamadan ölmüştür. Oluşan kaza esnasında aygırın tekmelerine maruz kalan nalbantımız Ercan Aslan, başına ve sırtına aldığı darbeler sonucu acil olarak Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesine kaldırılmıştır. Yapılan yoğun müdahaleler sonrasında hayati tehlikeyi büyük oranda atlatmış ve halen tedavisine devam edilmektedir.

9 Nisan 2001'de Karacabey Pansiyon Hara'da doğan Sabırlı, Aydoğan San’ın yetiştiricisi ve sahibi olduğu Cemal Kurt’un antrenörlüğünü yaptığı, çok başarılı bir safkandı. İlk yarışını 13 Temmuz 2003’de bir maiden yarışta koşan safkan bu yarışta Sadettin Boyraz’ın idaresinde 3. olduktan sonra, koştuğu Şartlı 2 yarışını Sadettin Boyraz ile kazandı. Kazandığı ilk grup mücadele olan yarış, 20 Eylül 2003 tarihinde koşulan G2 Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği Koşusu’dur. 1 Kasım 2003 günü hayatının ilk G1 yarışı olan 2 yaşlı İngiliz taylarının en büyük ve önemli yarışı olarak kabul edilen Çaldıran Koşusu’nu yine Halis Karataş ile kazanmıştır.

Başarılı safkan için, 27 Eylül 2009 tarihinde Veliefendi Hipodromu’nda büyük bir jübile töreni yapılmıştı.

Şampiyon Sabırlı...

Türkiye’de doğmuş ve yetişmiş en başarılı safkan.

* 6 defa ile taylığında en çok grup yarışı kazanan safkan
* 22 defa ile en fazla grup yarışı kazanan İngiliz safkan
* Kazanç sıralamasında İngiliz safkanları arasında lider
* 1200 metre çim pist rekoru 1.08.97 ile ona ait

4 kez Fatih Sultan Mehmet Koşusu, 3’er kere ise Adnan Menderes ve Fikret Yüzatlı Koşusu’nu kazanmış Sabırlı; günümüze kadar 51 kez start almış ve bunlardan 48 koşuda tabelaya girmiştir. Bu bir yarış atı için oldukça önemli bir başarı olarak kabul edilir. Tabela yaptığı yarışlar içinde 26 birincilik, 10 ikincilik, 8 üçüncülük ve 4 dördüncülük yapmıştır. Toplam kazancı 4.012.014 TL‘dır.

Sabırlı yurtdışında oldukça önemli bir yarışçılık merkezi olan Dubai’de 10 Şubat 2006 tarihinde Halis Karataş ile kazandığı DNRD CUP ile aynı zamanda milli gururumuz olmayı da başarmış bir safkanımızdır.

Aynı zamanda ülkemizde İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenen ve yurtdışından söz sahibi safkanların da start aldığı Enternasyonal Yarışçılık Festivali kapsamında koşulan ve Avrupa’nın en yüksek ikramiyeli (1.020.000 USD), mile (1600 m.) yarışı olan Topkapı Koşusu’nda 2007 yılında Halis Karataş ile birinciliğe uzanıp yabancı safkanları geride bırakmayı başarmıştır.

Safkan koştuğu 51 yarış içinde 42 kez Halis Karataş ile start almıştır. En büyük klasik olan Gazi Koşusu’nda üçüncü olan Sabırlı’nın kazandığı yarışlar arasında, 4 kez kazandığı Fatih Sultan Mehmet Koşusu, 3’er kere kazandığı Adnan Menderes Koşusu ve Fikret Yüzatlı Koşusu, Enternasyonal Topkapı Koşusu, Zühtü Erişen Koşusu, TSYD Koşusu, Atıf Esenbel Koşusu, Fevzi Çakmak Koşusu, TYAYSD Koşusu, Çaldıran Koşusu, Kocatepe Koşusu, Vehbi Koç Koşusu, Necip Fazıl Kısakürek Koşusu, İstanbul Ticaret Odası Koşusu, Horse Racing Ireland Koşusu, Piaget Marmara Koşusu gibi birbirinden önemli yarışları saymamız mümkün.

*Haberin tamamı www.tjk.org sitesinden alınmıştır.

Saturday, 27 June 2009

Michael Jackson


Mtv'nin kuruluş sebebiydi, yeryüzünün gördüğü en ünlü insanlardan biri belki de en ünlüsüydü, artık yok.

Michael Jackson 1958 - 2009

Saturday, 20 June 2009

Yüreğimizi Yakanlar

**DİKKAT BU YAZI SPOİLER İÇERİR**

Hepimiz film izleriz. Evimizde ya da özellikle sinemaya giderek.. İzlediğimiz filmlerde hayattan, hayatımızdan bişeyler ararız; ne kadar doğaüstü olursa olsun.. Bu dolayda, tatmin olursak, hoşumuza giderse, aradığımızı bulmuşuz demektir.. Bunu sağlayan bir çok unsur var ama gerçekçi olması en önemlisi. Yani samimi olması.. Yani inandırıcı olması.. Yani bunun için uğraşması, bize kendinden bişeyler vermesi, özveride bulunması.. Film özveride mi bulunur? Evet gayet emekçidir bazen film.. Bize kendisini beğendirmek için en önemli şeyinden, kahramanından vazgeçer.. Kahraman derken herzaman birilerini kurtarması gerekmez. Öldüğü ana kadar gönlümüzü fethetmesi yeter.. İşte o zatın ölümü gerçekleşirken, biraz daha inanırız filme, ne kadar üzülsek de..

Benim izlediğim filmlerden aklımda kalan merhum kahramanlar:

- Achilles - Troy
- Maximus - Gladiator
- Sadık - Babam ve Oğlum
- Baran - Eşkiya
- Pete Dunham - Green Street Hooligans
- Maggie Fitzgerald - Million Dollar Baby
- V - V For Vendetta
- Ben Thomas - Seven pounds
- Dr. Malcolm Crowe - The Sixth Sense
- Neo - The Matrix Revolutions
- Boromir - The Lord Of The Rings: Fellowship Of The Rings
- William Wallace - Braveheart
- Ben Randall - The Guardian

Liste uzar gider tabi. Bu abi ablalardan bazılarına cenaze töreni bile yapılamadı.. Ama yüreğimizi burktular giderken ve aslında çok memnun olduk onları tanıdığımıza. Aslında ölmedi tabi onlar. Yani gerçek olmadıkları için değil, bilakis onları canlandıran aktörlerden daha gerçekler ve yüreğimizde yaşıyorlar..

Wednesday, 4 March 2009

Demedim mi Haydar?

Sırf bu şarkı için bile heykeli dikilmesi gereken adam, arkasında bu şarkı benzeri onlarca şarkı bırakarak Hakkın rahmetine kavuştu.Söylenecek çok söz olsa da, ben onun arkasından, güftesini yazdığı şarkıları dinlemek istiyorum. Allah rahmet eylesin,toprağı bol,mekanı cennet olsun Yusuf abimizin.
biz umutlar yolcusuyduk/rakı sofrasında meze olduk/bizim de harcımız değildi sevmek/yosmalar içinde kepaze olduk...

Tuesday, 16 September 2008

Uzaylı, Seni Seviyorum!..


Avrupalı müzisyenler amerikalı zenci blues cu abilerinden esinlenip icat ettiler ya rock müziği, o yıllardan günümüze çok müzisyene ilham verdi rock müziğin kurucu üyelerinden "Pink Floyd". Dünyanın en başarılı gitaristlerinden Jimi Hendrix'in dinlenirliğinin bile yenik düştüğü zaman karşısında, Hendrix'le aynı seneler yaptıkları çalışmaların hala o zamanlardaki lezzetlerini koruması Pink Floyd'u zirvede tutan şeylerden.

Lisede tanıştım rock müzikle ve kolay da olmadı benimsemem. Ama yeterli bir süre sonra grup üyeleri babamın oğlu gibi oldu. Eskiden şaban gibi olan ama şimdi Kadir İnanır karizması sahibi Roger Waters, Coşkun Demir'in öz biraderi David Gillmour ve arızalı arkadaşları benim de hayatımın belli bir kısmına walkman yardımıyla fon müziği oluşturmuşlardır. Artık yavaştan kapatıyorlar dükkanları. Şahsen asıl unsurlar Waters, Gilmour, Mason, Wright dörtlüsü olmasına binaen 2006 da Syd Barret öldüğünde üzülmüştüm ama Richard Wright'ın ölümünü "kayıp" addediyorum.