
Bakışından Süzülen İşvene Kurban...!
Müzeyyen Senar'dan gelsin... Benzemez Kimse Sana


(Fazla teknik)
"Kılıçla yaşayan kılıçla ölür" sözünü yaşadık dün gece Almanya karşısında. Son dakikalarda o kadar milleti yıktıktan sonra birisinin ahı bize tutacaktı elbet. Comeback kings diye pohpohladılar bizi ama nerden bilsin bizim şezlong basını Almanların neredeyse her turnuvada son anlarda attığı gollerle kazanarak ilerlediğini. Yaptığım totemlerle milli takımımızı finalin kapısına kadar getirebildim, ancak Rüştü hop bilader nereye dedi bizi orada bıraktı. Şimdi de gelmiş milli takımı bıraktığını söylüyor. Şanına yakışır jübile yaptı. Gol yedi bu sefer sörf yerine. Rüştü'ye rağmen bu kadar gidebilmemiz büyük başarıdır kanaatimce. Emeği geçen herkese teşekkürler. Almanları yenemediğimiz için Rüştü adına ben özür dilerim gurbetçilerimizden.
"Tribünde Türkiye için tezahürat edeceğim. İstanbul ziyaretim sırasında bitirdiğim 'Kara Kitap' ile tek kelimeyle büyülenmiştim. Türkiye'nin bu turnuvada ne işi var diye sorabilirsiniz. Türkiye, Avrupalı bir ülke olmadığı hissi yaratıyor. Vahşi bir havası, derin bir kültürü ve 'Avrupalı anlayışın' ötesinde bir gizemi var. Ancak futbol takımı çılgın, kuvvetli, bireysel, bulaşıcı kavgalara eğilimli olsa da başarılı olma potansiyeli var. Çılgın bir macera yaşamak istiyorsanız bu çocukların peşinden gidin.." Tamamı buradan görülebilecek olan yazının özeti. Ne güzel demiş Times gazetesi yazarı Simon Barnes. Önceki postlarda yazdığım anket haberine tekzip gibi oldu ama olsun!