Wednesday, 3 September 2008

Gisele'm!



Bakışından Süzülen İşvene Kurban...! 
Müzeyyen Senar'dan gelsin... Benzemez Kimse Sana

Konicivaa, konicivaa...

Blogsuz geçen günlerin ardından nasıl başlangıç yapsam acep diye düşünedurduğum sırada hızır gibi yetişti Duhtbrahma desem yalan olmaz heralde. Tembellik,ihmalkarlık,üşengeçlik, yada kısacası eşşeklikten dolayı uzun süre ihmal ettiğim blog a yeniden dönmenin huzuru içerisindeyim. Kendine takım bulması için süresiz kadro dışı bırakılmış oyuncunun teknik kadro değişince yeniden takıma geri dönmesi ruh halini taşıyorum şu dakikalarda. Saolsun duhtbrahma dükkanı hazırlamış, çayı demlemiş müşteriler gelmeye başlamış bana sadece altılı ve iddaa çalışmak kalmış. Bloga tekrardan başlangıç yaparken okuyan-okumayan,yorum yapan-yapmayan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.

Efsane Döndü


Atletico Madrid  la ligayı 05-06 sezonunda 10. , 06-07'de  7. , 07-08'de 4. bitirdi. Bu sezon ilk maçlar itibariyle averajla 1. Hadi ben yalancı ya da hayalperestim de matematik de mi yalan söylüyo..

Tuesday, 2 September 2008

Efendim, tekrar hoşgeldiniz...

Bazı insanlar dükkanlarını bir süreliğine kapatır. Bu, çoğu zaman dükkanda bi kısım veya genel bi yenileme amacı taşır. Tabi bu durumda ortada bi proje olur ve buna uygun hareket edilerek belirlenen günde dükkan yeniden açılır. Kapıya da bu projelere ait bazı ayrıntılar yazılır: "Tadilat nedeniyle şu güne kadar kapalıyız" gibi. Mesela ramazanda, diğer aylardan daha az iş yapılabileceğinden meyhaneciler, barcılar ve hatta işkembeciler bile bu yenileme olayına girerler. Olur, n'apalım, hayırlı olsun.

Bunların bazıları da plan proje olmaksızın kapatır gider. Kimseye haber vermeden. Camda gazete falan da göremezsen anlarsın maddi kriz nedeniyle yaşanmış kapanma olayı. Sadece kapatılmış ve gidilmiştir. Satıcıyla arada duygusal bir bağ yoksa mutlaka başka bir seçenek bulunur.

Biz de "müştemi - latte" olarak bi süreliğine kapattık ama sadece dükkanı açmadık bi süre. Yoksa kirasını faturalarını ödedik, tam bir çekilme olmadı sektörden yani.

Euro 2008 in bitmesinin yarattığı boşluğa -kendi adıma konuşuyorum- hayatımdaki düzenin değişmesi de eklenince müştemi-latte listede bi kaç basamak aşşağı indi.

Ben bugün dükkanı açtım, içerisi değişmemiş. Elimden geldiğince de gelicem buraya. Artık ortaklarım da açar mı dükkanı ben yokken, bilemem, onların şahsi kararları.

Tuesday, 22 July 2008

Gün Sevinç Günüdür!

( Bir insan düşün, öldüğü zaman üzüleni yok, sevineni çok! )
Dünya tarihinin görüp görebileceği en şerefsiz,kansız adamlardan biri olan Radovan Karadzic yakalandı. Pırıl pırıl gençlerin cennetlik anneleri bu gece artık rahat uyuyabilirler. 

Thursday, 26 June 2008

España Tritura a Rusia Para Entrar en la Final

(İspanyol kibiri tabir ettiğim hareketler. Ama yalan da değil hani)
(Fazla teknik)
Finalin adı Alemania - España
Duhtbrahma'ya gün doğdu. Viva España !

Biten Bir Rüyanın Ardından

"Kılıçla yaşayan kılıçla ölür" sözünü yaşadık dün gece Almanya karşısında. Son dakikalarda o kadar milleti yıktıktan sonra birisinin ahı bize tutacaktı elbet. Comeback kings diye pohpohladılar bizi ama nerden bilsin bizim şezlong basını Almanların neredeyse her turnuvada son anlarda attığı gollerle kazanarak ilerlediğini. Yaptığım totemlerle milli takımımızı finalin kapısına kadar getirebildim, ancak Rüştü hop bilader nereye dedi bizi orada bıraktı. Şimdi de gelmiş milli takımı bıraktığını söylüyor. Şanına yakışır jübile yaptı. Gol yedi bu sefer sörf yerine. Rüştü'ye rağmen bu kadar gidebilmemiz büyük başarıdır kanaatimce. Emeği geçen herkese teşekkürler. Almanları yenemediğimiz için Rüştü adına ben özür dilerim gurbetçilerimizden.

Thursday, 19 June 2008

Yuroikibinsekiz vol.2

Heyecanın tırmandığı ve Çek Cumhuriyeti maçını izlerken çok büyük efor sarfetmemizle birlikte artık yorulmaya bile başladığımız bu günlerde turnuvanın önemli bir denetim noktasını (checkpoint) da geride bırakıp, bir başkasına doğru hızla yol almaya başladık. Ne güzeldir ki hala bu yarışın içindeyiz.

Dünya kupası finalisti Fransanın ve son şampiyon Yunanistanın evlerine döndüğü, evsahipleri Avusturya ve İsviçre yi Türklerin bile kurtaramadığı, Almanya ve İtalya gibi favorilerin gruplarından beklenenden daha zor çıktığı turnuvada iki maçı da geriden gelip kazanmamız bir "Artık bizi de önemseyin" haykırışı oldu ve Avrupa galiba sesimizi duydu. Ama sadece sesimizi duyan, ne dediğimizi pek anlamayan Avrupaya, Kravatları yenerek bu konuda kararlı olduğumuzu gösterebileceğimize inanıyorum.
Turnuvanın engüzel forması meselesine de fena sarmış bulunmaktayım. Bayraklarında kırmızı olan 14 ülkenin katıldığı 16 ülkelik şampiyonada ağırlığın bu renkte olması nedeniyle, ana renkleri kırmızı olmayan formalar daha bi çekici geldi bana. Tff nin değiştirmek için sözleşmenin biteceği eylül ayını beklediği tüyosunu aldığım bizim turkuaz-beyaz forma hariç.. Almanya forması, zengin duran beyazın üstüne öyle sıradan bir motif gibi koyulan almanya bayrağı yüzünden baya bi hoşuma gitmişti ama aslında Dün Rusyanın güzel bi oyunla devirdiği İsveçin bu turnuvada görmediğimiz lacivert bi forması var ki, formanın hası...

Hepsinden çok, Innsbruck dün tarihi bir gün yaşadı. Tivoli Neu stadı gökyüzüne daha bi yakındı dün gece . Rus ve İsveçli taraftarların olduğu tribünlerden maç mı izlenir, sorarım size...

Monday, 16 June 2008

Simon Barnes

"Tribünde Türkiye için tezahürat edeceğim. İstanbul ziyaretim sırasında bitirdiğim 'Kara Kitap' ile tek kelimeyle büyülenmiştim. Türkiye'nin bu turnuvada ne işi var diye sorabilirsiniz. Türkiye, Avrupalı bir ülke olmadığı hissi yaratıyor. Vahşi bir havası, derin bir kültürü ve 'Avrupalı anlayışın' ötesinde bir gizemi var. Ancak futbol takımı çılgın, kuvvetli, bireysel, bulaşıcı kavgalara eğilimli olsa da başarılı olma potansiyeli var. Çılgın bir macera yaşamak istiyorsanız bu çocukların peşinden gidin.." Tamamı buradan görülebilecek olan yazının özeti. Ne güzel demiş Times gazetesi yazarı Simon Barnes. Önceki postlarda yazdığım anket haberine tekzip gibi oldu ama olsun!

Thursday, 12 June 2008

Battlestar Galactica

Portekiz maçından sonra kırıldı hevesimiz ama bu resim biraz daha anlam kazandı şimdi. Artık yeni bir geri sayımımız var.