Wednesday, 21 May 2008

Galler Prensesi


Herzaman derim Buribaker'a "Erkekler yazsın, kadınlar söylesin" ... Arkadaş ne güzel bi şeydir ve ne güzel sesi vardır ki klasik müziği zerk etti bünyeme kurtulamıyorum pençesinden. "You will never walk alone" u herkes bilir ama az insan dinlemiştir. Bu insanüstü onu bi söylüyo, liverpool insanın gözünde gerçek anlamda "més que un club" oluveriyo. Tarz biraz değişik tabi, ama yine de güzel ses heryerde güzel... Katherine Jenkins bana, Ayşe Hatun'un buribaker a hissettirdiklerini hissettiriyo desem belki 'birazcık' abartmış olabilirim.

Monday, 19 May 2008

Beady Belle


Beady Belle: Consolatory Dance & On The Ground

al karşına çalsın,oynasın,söylesin... hastasıyım!

Thursday, 15 May 2008

Tık,Tık,Tık...


(bkz: mahşer)
İyi oynanan futbolu tarif etmenin evrensel tabiridir desem yanlış olmaz ''tık,tık,tık'' için. Bu akşam Arshavin ve arkadaşları bunu yaptılar. Haklarıyla kazandılar Uefa kupasını. Dersimiz Euro2008 ise eğer sormak lazım maçın adamı Tekke niye yok kadroda diye. Bu arada Deutschland überalles demişler yalan, varmı Ruslardan ötesi ? Neydi Zenit tribününün ilk 2-3 sırası öyle ... !

Wednesday, 14 May 2008

Temenniler silsilesi



Ömrümün yeteceğini bilsem 40 yıl sonraki avrupa şampiyonasını veya 42 yıl sonraki dünya kupasını beklediğimi söylerim. Ama şu an, en yakındakine 23 gün kaldı. Bununla idare edicez. Sonrakiler için Allah kerim..
Bu arada eğer daha önce bi eşleşme olmazsa finalin adına bi tahmin: İspanya-Almanya.

Thursday, 8 May 2008

#4 Guardiola

Forma numarası 4 olsa da gönlümüzün 10 numarası canımız ciğerimiz Guardiola'mız "Mes Que Un Club"un başına geçiyor sene sonu. Dünden sonra daha güzel bir haber olamazdı. Hayırlı olsun. Atletico Madrid'in yeri ayrı tabii.Duhtbrahma kızmasın...

Thursday, 1 May 2008

Buraya Kadar...!


Maçı daha izlemedim ama yüreğimin yağları eridi diyebilirim. Sen misin Getafe'yi eleyen!
F.C Zenit Saint Petersburg 4 - 0 F.C Bayern München

Guy Ritchie

Materazzi hakkaten ne çirkef adammış. Şimdi daha net anladım!

Sunday, 20 April 2008

I'm forever blowing bubbles


Green street hooligans filmini izlemek geç kalınmış bir vazifeydi benim için ve nihayet gerçekleştirmiş bulunmaktayım bu görevi. Elijah Wood pek fazla hazetmediğim bir oyuncu olsa da filmden sonra artık sempatiyle bakabileceğim bir konuma geçti diyebilirim. Claire Forlani mevzusuna değinmiyorum bile, filmi izleyip aşık olmayan yoktur heralde. ''Futbol bir hayat memat meselesi değildir, ondan çok daha önemlidir" der Bill Shankly aforizmalarından biri. Bu film işte onun somut halidir derim ve susarım. Şiddetle de tavsiye ederim filmi hazır içimde filmden dolayı şiddete eğilim varken! Bu arada West Ham tribünlerinin şarkısı I'm forever blowing bubbles maalesef Pana'nın Horto Magiko'su yanında çok sönük kalıyor. Maalesef... http://www.youtube.com/watch?v=u0rMe2Vyb9E videoyu Duhtbrahma yorumlar artık müzikalitesine binaen...

Saturday, 19 April 2008

Dua



Tanrı kulları rahat etsin diye dünyaya durmadan güzellikler bahşeder. Yaptıklarını bizim için akıl almaz kılan ise o güzellikleri yenilemesidir. Yani hiç bitmez onun güzellikleri, sonu yoktur...

Biz bozarız bazen onları.. Michael Jackson kendi cörtleyenlerden.. Biz hiç bişey yapmadık. Sadece sevdik, dinledik, baştacı ettik. O yanlış anladı ama... Üzüldük..

Kullarının üzüldüğünü gören Tanrı sonsuz vericiliğini tekrar gösterdi ve bu sefer ten rengini değiştirmek istemeyecek, ağzı burnu düzgün, beyaz bir genci sundu; sesini kulağımıza, dansı ve tavırlarını gözümüze.. Ve aynı kalitede..


Onun canlı performansını ekrandan izlemek bile heyecanlandırıyor beni ki yakından izlesem Tarkan izleyen liseli kızlar gibi hissederim galiba..

Tanrım sen Justin Timberlake'i koru. Gerçi ben rahatım. O da cörtlerse bilirim ki sen zaten daha iyisini bahşedersin bu aciz müsikişinas kullarına...