Tuesday, 4 May 2010

Hanımların dikkatine!

Hanımların dikkatine! Overlok makinası ayağınıza geldi! Halı, kilim, paspas kenarına, halıfleks kenarına overlok çekilir. Hemen yapılır, beş dakika'da teslim edilir. Hanımların dikkati..

Wednesday, 21 April 2010

bayılıyoruz NTV'nin yanlışlarına!

Ntv'nin web sitesindeki yanlışları artık yadırgamıyoruz. neredeyse doğru haber yok zaten. Yalnız güzel olan okurların alt bölümde yaptığı mükemmel yorumlar. Sırf bu yorumları görmeye devam etmek için, yanlışlar hiç bitmesin diyorum. Son örnek burada. Yorum yazan arkadaşın eline sağlık.

not: Samaranch, son olarak aralık 2007'de hastaneye kaldırıldı yazılmış. Bu bilgi de yanlıştır. Samaranch daha geçen Ekim'de Monako'da kalp krizi geçirip, hastaneye yatmıştır.

Bir başka efsane hata - efsane yorum!

23 mart'ta da böyle bir haber girilmişti. "Karakulak", haber içinde önce "kabakulak"a daha sonra da "karabulak"a dönüşmüştü. Haliyle kafası karışan bir okur da yorum bölümüne şu satırları düşmüştü:

<< şimdi ben anlamadım; bu hayvanın adı "karakulak" mı? "kabakulak" mı? yoksa "karabulak" mı? >>

Bu yorumdan saatler sonra haberin içindeki "kabakulak" ifadesi düzeltildi. Ve okurun bu süper yorumu da hemen yok edildi. Arkadaşa bu harika yorum için teşekkürlerimi sunuyorum. Şuan arkadaşın yorumu gözükmüyor, "kabakulak" ifadesi de yazıdan silindi ancak hala "karabulak" haberin içinde duruyor.

Dileyenler efsane haberi buradan görebilir. Şöyle bağlayalım; "satır-satır, hece - hece.. hiç bitmesin gündüz-gece.."

Thursday, 15 April 2010

İstanbul'da birinci yarış günü Maiden koşuları

Birinci koşuya favori giren Darfur, kendisine güvenenleri yanıltmadı. Şuan dört yaşlı olan Göktekin'in tam kardeşi Darfur koşunun her yerinde rahattı ve iyi durumda olduğunu gösterdi. İleriki yarışlarda da söz sahibi olacaktır. Koşuda ikincilik yapan Tugay dikkatimi çekti. Son 300'de Ahmet Çelik'in dışarı aldığı safkan usta atlar gibi sprint yaptı. Satışlarda 105 bin TL'ye Mevlüt Taniyit tarafından satın alınan safkan ilk koşusunda o paraya değeceğinin sinyalini verdi. Üçüncülük yapan Alabora da fena koşmadı.

İkinci koşuyu kazanan Dumlutepe yaptığı uzun sprintle dikkat çekti. Dışa açıldıktan sonra yaklaşık 300 metrelik sprint atan Volga.2 tayı istikbali olduğunu gösterdi. Dumlutepe, 2009 sultansuyu satışlarında 95 bin TL'ye Sürmeli Karaca'nın olmuştu. Sürmeli Karaca yine iyi bir Volga.2 tayı bulmuş gibi görünüyor. Dumlutepe'nin beşinci at olarak yarışa girmesini de biraz garipsedim doğrusu. 4.50 ganyan, hem de ekürisi de varken biraz fazla geldi. Derecenin ilk koşuyla aynı olduğunu hatırlatalım. Bu koşuda Pirkaraca tayı Adaksu ikinciliği aldı. iyi start aldı ve fena koşmadı. Virajı çok dışardan dönen ve bir hayli gezinen Büyükreis sonlardaki etkili ataklarıyla dikkat çekti. Geliri olabilir.

Üçüncü Maiden koşu derece olarak diğer ikisinden daha iyiydi. Bu koşuda üçüncü olan Babahalil bu derecesini diğer iki koşuda yapsaydı birinci olabiliyordu. Ancak tabii ki bu sadece bir varsayım. Koşu içinde cereyan eden durumlara göre süre değişken olabiliyor. Süreye çok fazla takılmadan kazanan Sungurberk'e bakalım. Selim Kaya ile iyi start alan İbocan yavrusu iyi hazırlandığını gösterdi. Üç Maiden koşu birlikte koşsaydı yine Sungurberk kazanabilirdi. Koşusunu çok beğendim. Burunla Babahalil'den ikinciliği alan Gülümşen de etkili sprintiyle dikkat çekti. Son 200'den sonra aklı başına gelen Uçanok ise şimdilik hayal kırıklığı yarattı. Performansını merakla beklediğim Ağakaraca tayı Oğulcan Bey ise viraj dönülürken çok savruldu, düzlükte de hiç gitmedi. O da ilk koşusunda hayal kırıklığı yarattı.

Maiden yarışları fırsat buldukça burada incelemeye çalışacağım. Geleceğin Şampiyonlarını şimdiden tanıyalım..

Wednesday, 14 April 2010

sezon sıkı başlıyor!

İstanbul yarış sezonu bugün başlıyor. İlk yarış gününde zengin bir program var. Günün bence en dikkat çekici koşuları, üç yaşlı arap taylarının bölünen maiden mücadeleleri olacak. 90'ların ortasından 2000'lerin başına kadar pistlerde fırtınalar estiren arap atlarının bu kez yavruları birbirine meydan okuyacak.

İlk koşuda; Antepli tayı Asilkan'ın, Bilgin'in oğlu Darfur'un, Tamerinoğlu üretimi İlkfırtına'nın, Yelhan patentli Savaşarslan'ın ve Asyel yavrusu Vandal'ın performansını merakla bekliyorum.

İkinci koşuda Arap atçılığı'nın önemli iki yetiştiricisi, Karaca ekürisi ve Gülerce ekürisi iddalı gözüküyor. Şampiyon atlardan Veziroğlu'nun piste gelen ilk tayı olan Tavus'un babası gibi olup-olmadığını göreceğiz. yine dönemin iyi atlarında Pirkaraca'nın, Yavuzca'nın ve Şampiyon Demirkazık'ın yavruları da var ikinci koşuda.

Diğer Maiden koşu altılı ganyan dahilinde. Burada çok dikkat çeken iki isim var. Şampiyonlar şampiyonu Ağakaraca'nın piste çıkacak ilk tayı Oğulcan Bey'in performansını merakla bekliyorum. Oğulcan Bey'in annesi Mis Melis yine bir Sürmeli Karaca yetiştirmesidir. 2000-2005 yılları arasında 92 koşu koşmuş, istikrarlı bir safkandı. Çim kum ayırt etmese de çim performansı biraz daha öndeydi. Bakalım Oğulcan Bey nasıl koşacak.

Bu koşuda dikkat çeken diğer isim tabii ki 55.kemiyetülırak yavrusu olan Uçanok. Pistlerlere bir çok Şampiyon getiren bu kısrak, Özgün ve Sakarya'dan farklı olarak ilk kez Yelhan'a çekilmiş. Geleceğin şampiyon adaylarından Uçanok bakalım neler yapacak.

Yarışların ardından yine burada, üç Maiden koşunun da değerlendirmesini yapacağım. Tayların ayakları düz bassın.

Thursday, 8 April 2010

bir tespit

artık haberlerde her cümlenin sonu "soruşturma başlatıldı" ile bitiyor.

Tuesday, 6 April 2010

Barselona ruh sağlığımızı bozdun!



Türk basını 'dört' köşedir herhalde. Barselona'nın Arsenal'i
4-1 yenip son dörde kalması Katalonya topraklarında bile buradaki kadar çoşkuyla karşılanmayacaktır. Şimdi hafta boyunca Barselona'nın yenilmez olduğundan söz edilecek, Messi uzaylı mı tartışmaları alevlenecek, kötü espriler birbirini kovalayacak, 'El klasiko' için ahkam kesilecek. Daha da kötüsü 'Barselona'nın oynadığı futbol ise Bizim süper lig'de oynanan nedir' tadındaki muhabbetler bırakın gazeteyi, televizyonu; otobüste, minibüste yakamızı bırakmayacak.
El klasiko geliyor. Ntv'nin bu sezon Barselona partizanlığı tavan yapmış durumda. En son, Mallorca-Barselona maçını izlerken bu durumdan bir kez daha nefret ettim. Doksan dakikası başa baş geçen maçta Murat Kosova Barselona fırtınasından bahsetti durdu. Barselona maçı karambol bir golle 1-0 kazandı. Mallorca'nın direkten dönen topları vardı. Ancak anlatım o kadar tek taraflıydı ki bu kadarına "Pes" denir. Mallorca'nın oyuncu değişiklikleri bile duyurulmazken, beş dakika içinde sekiz kez; Barselona'da oyuna giren Jonathan dos Santos'un Galatasaray'daki Giovani'nin kardeşi olduğundan bahsedildi. Ya bırakın, Barselona fırtınasının (!) içine bizim çirkin (!) ligimizi bulaştırmayın.
Aslında asıl mesele; Ntv'nin, Zidane'lı, Beckham'lı, Ronaldo'lu, Figo'lu, Carlos'lu Real Madrid kadrosuna da aynı muameleyi yaptığını hatırlamakta. Gerçi ben hiç bir zaman böyle bir bombardıman görmedim. Neyse bu aralar Barselona moda (!) fena sıktı ama bitmesini bekliyoruz.